Selçuk Artut’un Yeni Sergisi “Otonomi: Akışkan Geometri” İzleyiciyle Buluştu

Selçuk Artut

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Selçuk Artut, yeni sergisi “Otonomi: Akışkan Geometri” ile izleyici karşısına çıktı. 25 Mart – 24 Nisan 2026 tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilen sergi, sanatçının dijital sanat, algoritmik üretim ve geometri üzerine geliştirdiği özgün yaklaşımı odağına alıyor.

 

 

Küratörlüğünü Nazlı Pektaş’ın üstlendiği sergi, Artut’un çalışmalarında sıklıkla ele aldığı insan-teknoloji ilişkisini bu kez geometrik formlar ve akışkan yapılar üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor. Sergide yer alan eserler, geleneksel geometrik anlayışın katı yapısını, kod ve algoritmalar aracılığıyla dönüşen, devingen ve otonom bir estetik dile taşıyor.

“Otonomi: Akışkan Geometri”, yalnızca görsel bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda matematik, tarih ve dijital üretim pratiklerini bir araya getirerek izleyiciyi çok katmanlı bir düşünme alanına çekiyor. Artut, geçmişin geometrik mirasını doğrudan yeniden üretmek yerine, bu mirasın ardındaki düşünsel ve estetik özü güncel teknolojilerle yeniden yorumluyor. Bu süreçte sanatçı, üretim üzerindeki kontrolünü kısmen algoritmalara devrederek, rastlantısallık ve makine kararlarının belirleyici olduğu bir yaratım yöntemi benimsiyor.

 

 

Disiplinlerarası pratiğiyle tanınan Artut’un çalışmaları, sanat, teknoloji ve toplum arasındaki ilişkileri sorgulamaya devam ediyor. Akademik çalışmalarını Sabancı Üniversitesi’nde sürdüren sanatçı, aynı zamanda yaratıcı kodlama ve medya sanatları alanında dersler vererek yeni üretim biçimlerine katkı sunuyor.

“Otonomi: Akışkan Geometri”, Artut’un sanatsal pratiğinin güncel bir yansıması olarak, dijital çağda form, estetik ve üretim kavramlarını yeniden düşünmek isteyen izleyiciler için dikkat çekici bir sergi niteliği taşıyor.

 

 

Selçuk Artut Hakkında

Selçuk Artut, insan–teknoloji ilişkilerinin karmaşık teorik ve pratik boyutlarını araştıran disiplinlerarası bir sanatçı ve araştırmacıdır. Sanatsal pratiği, bu etkileşimlerin algıyı, deneyimi ve yaratıcılığın sınırlarını nasıl şekillendirdiğini inceler.

Artut’un çalışmaları; Sonar İstanbul, ISEA, AKM İstanbul, Siggraph, Dystopie Sound Art Festival Berlin, Moving Image New York, Art London, ICA London, Art Hong Kong, Hope Alkazar ve İstanbul Bienali gibi prestijli mekân ve etkinliklerde sergilenmiştir. Artsy, Creative Applications, CoDesign, Visual Complexity ve CNN GO gibi önde gelen platformlar da sanatçının çağdaş sanata katkılarına yer vermiştir.

İsviçre’deki European Graduate School’dan Medya ve İletişim alanında doktora derecesine sahip olan Artut, sanat ve teknolojiye eleştirel ve akademik bir perspektiften yaklaşır. Sanat, medya ve teknolojinin kesişim noktalarına duyduğu derin ilgiyi yansıtan dokuz kitabın yazarı ve bir kitabın editörüdür. İstanbul’daki Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı’nda profesör olarak görev yapan Artut, yaratıcı kodlama, hesaplamalı sanat ve medya sanatları üzerine verdiği derslerle sanat ile teknoloji arasında köprü kurmaya odaklanmaktadır.

Kariyeri boyunca altı kıtada otuzdan fazla ülkeye seyahat eden Artut, konferanslar, sunumlar ve atölyeler aracılığıyla sanat, teknoloji ve yaratıcı inovasyon alanlarında kültürlerarası diyalogların gelişmesine katkı sağlamıştır.

Çok yönlü bir üretici olan Artut, aynı zamanda bir müzisyendir. 1998 yılından bu yana, çok sayıda albüme imza atmış öncü post-rock avangart grup Replikas’ın üyesidir. Sanatsal pratiğini canlı performanslara da taşıyan Artut, 2016 yılında yaratıcı kodlama ve canlı kodlama tekniklerini kullanarak ses ve görüntünün sınırlarını zorlayan algoritmik performanslar üreten görsel-işitsel ikili RAW’ın kurucu ortakları arasında yer almıştır.

Artut’un dinamik üretim pratiği, sanat, teknoloji ve toplum arasındaki ilişkileri yeniden tanımlamaya yönelik süregelen çabasını yansıtmaktadır.